Tasarruf etmek son senelerde unuttuğumuz bir kelime.. Tutumlu olmak deyince ilkokul yıllarımız gelir aklımıza.. Günlerce hazırlık yapardık yerli malı haftasını kutlamak için. Meyveler getirirdik, Sümer Bank’ın ürettiği basma parçalarını duvar panosuna asardık. Ürettiğimiz her maldan gurur duymamız bizlere telkin edildi. Şimdi bu yazıyı okuyan genç arkadaşlar Sümer bank ne diye sorabilirler. Bir bir elden uçup giden Kamu İktisadi Devlet teşekküllerinden sadece birisi. Yokluk yıllarında çıplak Anadolu insanını yıllarca sardı sarmaladı.
1980 Yıllarında ülkemiz dışa açıldı, dışarıda ne varsa bizde de olacak mantığı devreye girdi. Bu malların üretimin düşünmedik parayla satın alma yoluna gittik. Sözüm ona gümrük duvarlarını yıktık, ne bulduysak getirdik ve çılgınca tüketmeye başladık. İsviçre kadar üretmiyor, ama onlar kadar tüketiyoruz. Sizin ürettiğinizden daha ucuza veririz diyen Avrupalı dostlarımız öyle de yapıyorlar. Hangi parayla alıyoruz; borç.. Onu da veriyorlar kat kat faiziyle geri almak kaydıyla. Tütünümüzle özdeşleşmiş tekelimiz gitti. Bir zamanlar gıdada kendi kendine yetebilen 7 ülkeden birisiydik, o da tarih oldu. Şeker yok, pirinç yok, buğday yok, ayakkabıcılık öldü, tekstil can çekiliyor, gemiler Çin’den dolu dolu geliyor, Anadolu’da her geçen gün hayvan sayısı hızla azalıyor, dün gidip canlarını kurtardığımız Güney Kore’nin elektronik firmalarının malları vitrinlerimizi süslüyor, dünya markalar liginde boy gösterecek hiç bir markamız yok, her şeyimiz montaj, her şeyimiz taklit. Avrupalı dostlarımız tüccar, biz ise iyi bir pazar olduk.
Bu ülkenin dış borcu 27 yıl önce 10 milyar dolardan az idi ve de ürettiğimiz kendi öz değerlerimiz daha fazlaydı. Herşeyin en iyisini en güzelini ürettik diyenler dış borcumuzun 400 milyar dolara çıktığını bu millete izah etmek zorundadırlar. Bizler tükettiğimiz malların üretimini yapmadığımız için kullanırken de aşırı savurganlık yapıyoruz. Başkalarının borç paralarını kolayca harcıyoruz.
Acı ama bir gerçek var ki, bu kadar hovardaca tüketen tükettiğinin çok azını kendisi üreten bir toplum hangi sanayi mamulünü hangi, markayı dışarıya satacakta dış borcunu ödeyebilecek. Bu hayat tarzı ve pütürsüzce harcama bizi nereye getirecek. |